Sabahın Sessizliğinde Güneş Kayseri’nin üzerini yeni yeni ısıtırken ben hâlâ yatağımdaydım. Kahvemi almak için mutfağa yürüdüm, pencereyi araladım ve soğuk havayı içime çektim. Dışarıda martı sesleri yoktu; şehir biraz uykusuz, biraz kırgın gibiydi. Günlüğüme yazmak için oturdum. Kalem elimde, sayfa boş… ama içim dolu. Son günlerde kafamı kurcalayan tek şey kaldıraçlı işlemlerdi. Borsada birkaç arkadaşım heyecanla bu işlere dalıyordu. Ben ise hep bir adım geriden izliyordum. Onların başarılarını gördükçe hem kıskanıyor, hem de korkuyordum. “Kaldıraçlı işlemler yasak mı?” sorusu aklımda dönüp duruyordu. Bir yanda hayal kırıklığı, bir yanda umut vardı. Bu belirsizlik, sabahın sessizliğinde beni daha da düşünceli yapıyordu. İlk…
Yorum Bırak