Göz Altı Morlukları ve Siyasal İktidar: Toplumsal İlişkiler Üzerine Bir Yansıma Toplumları anlamak ve analiz etmek, bireylerin sadece ciltleriyle değil, derinlerde yatan toplumsal yapılarla, politik yapılarla ve iktidar ilişkileriyle şekillendiğini fark etmekle başlar. Göz altı morlukları gibi görünüşsel problemler, bir yandan bedensel sınırlarımızı, estetik normları ve bireysel sağlık durumumuzu gündeme getirse de, diğer yandan bu sorunların toplum ve iktidar ilişkileriyle ne kadar derin bağlara sahip olduğunu görmek mümkündür. Tıpkı göz altı morluklarının, bireysel bir dertten çok, sosyal, kültürel ve ekonomik koşulların bir yansıması olması gibi; toplumsal düzenin, kurumların ve iktidar ilişkilerinin toplumda yarattığı mikro düzeydeki etkiler üzerine de kafa yormak,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Florya Akvaryum ve Toplumsal Yapılar: Bir Sosyolojik Bakış Giriş: Herkes İçin Bir Yer Mi? Bir toplumda, mekanlar sadece fiziksel alanlar değildir. İnsanların bu mekanlarla kurduğu ilişki, daha derin bir anlam taşır. Toplumun normları, cinsiyet rolleri, kültürel değerleri ve güç ilişkileri, insanların bu mekanlarda nasıl davrandığını şekillendirir. Bu yazıda, İstanbul’un en bilinen cazibe merkezlerinden biri olan Florya Akvaryum üzerinden toplumsal yapıları, bireylerin mekanla kurduğu ilişkiyi ve bu ilişkilerin nasıl şekillendiğini anlamaya çalışacağım. Florya Akvaryum’a gitmek istiyorum, peki ya saat kaçta kapanıyor? Hadi önce bu soruyu yanıtlayalım: Florya Akvaryum, 2024 yılı itibariyle her gün 10:00 – 19:00 saatleri arasında açık. Ancak, akvaryum…
Yorum BırakBilgisayar Dilinde 0 Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Hayat, sürekli bir seçim yapma sürecidir. Her gün, sahip olduğumuz kaynakları en verimli şekilde kullanma arzusuyla, belirli bir şeyin yerine başka bir şey koyarız. Bu süreç, mikroekonomi ve makroekonomiyi anlamamızda temel bir rol oynar: Kaynaklar kıttır ve her seçim bir fırsat maliyeti taşır. Ancak, belki de bu seçimlerin en temel ve soyut örneklerinden birini, dijital dünyada, “0” ve “1” dilinde buluruz. Bilgisayar dilindeki “0” sayısı, aslında sadece bir sayısal değeri değil, aynı zamanda bir ekonomik seçim ve karar mekanizmasını simgeler. Bilgisayar dilinde “0” ve “1”, her şeyin temel yapı taşlarıdır. Her…
Yorum BırakAtatürk’ün Önderliğinde Kazanılan Savaşın Adı Nedir? Zaferin Tarihi ve Anlamı Bir sabah, tarih dersinin ortasında, öğretmenimiz bir soru sormuştu: “Atatürk’ün önderliğinde kazanılan savaşın adı nedir?” O an, hepimiz biraz şaşkın bir şekilde bakışlarımızı birbirimize çevirdik. Bu kadar önemli bir soru nasıl bu kadar basit bir şekilde sorulabilirdi? Ancak, gözlerindeki derin anlamı kavrayabilmek, her birimizin tarih bilgisine ve Atatürk’ün Türk milletine kattığı değere bakış açımıza bağlıydı. Bugün, bu soruyu yeniden sorarak, sizlere Atatürk’ün önderliğinde kazanılan büyük zaferin sadece bir askeri başarıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir dönüm noktası olduğunu göstermek istiyorum. Bu zaferin adı, elbette Kurtuluş Savaşıdır.…
Yorum Bırak2 Zamanlı Motor Yasak mı? Pedagojik Bir Bakış Her yeni bilgi, hayatımızda bir değişim yaratma potansiyeline sahiptir. Öğrenme, yalnızca bilgi edinmekle sınırlı bir süreç değildir; aslında, insanın dünyaya ve kendisine dair bakış açısını dönüştürme gücüne sahip derin bir eylemdir. Bu dönüşüm, hayatın her alanında, bilimin en temel teorilerinden, sosyal yapılarımıza kadar her noktada kendini gösterebilir. Eğitimin ve öğretimin dönüştürücü gücüne inanarak, her konuya derinlemesine bakmak önemlidir. Peki ya bir konu, bazı insanlar tarafından yasaklanmış ve toplumda tartışmalı hale gelmişse? Bu yazıda, “2 zamanlı motor yasak mı?” sorusunu pedagojik bir perspektiften inceleyeceğiz ve bu konunun eğitim, öğretim, öğrenme ve toplumsal anlamları…
Yorum BırakÖşür Kaçta Kaçı Verilir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Hayatımızdaki pek çok seçim, doğrudan ya da dolaylı olarak bilişsel ve duygusal süreçlerimizin bir yansımasıdır. Kimi zaman günlük yaşantımızda basit görünen kararlar, aslında oldukça karmaşık psikolojik dinamiklerle şekillenir. Örneğin, bir çiftin alışveriş yaparken harcama kararları alması, toplumun bize öğrettiği değerlerle içsel duygusal tepkilerimizin nasıl çatıştığını gösteren bir durumdur. Bu bağlamda, öşür meselesi de benzer şekilde insan psikolojisinin derinliklerine iner. Öşür, İslam hukukunda tarımsal ürünlerin bir kısmının zekât olarak alınması anlamına gelir. Ancak bu soruyu psikolojik bir perspektiften ele aldığımızda, sadece dini ve toplumsal bir yükümlülük değil, aynı zamanda bireylerin duygusal zekâlarını, toplumsal…
Yorum BırakKıble En Fazla Kaç Derece? Bir Felsefi Sorgulama “Dünyaya bakış açımız, nereye yöneldiğimize, hangi noktayı ‘doğru’ kabul ettiğimize ve ona ne kadar yaklaştığımıza dair derin izler bırakır.” Felsefe, insanın en temel sorularını sormaktan ve varlığını, değerlerini ve yönünü sorgulamaktan beslenir. Dünyayı anlamak, sadece fiziksel bir mekânda bir yere bakmak değil, aynı zamanda bu bakışın arkasındaki düşünsel ve kültürel bağlamı kavramaktır. Bugün, kıbleye doğru yönelmenin bir anlamı olup olmadığını ve bu yönelişin bizim içsel dünyamızla nasıl bağlantı kurduğunu sorgulamak istiyorum. Peki, kıble en fazla kaç derece olabilir? Bu sorunun ötesine geçmek, sadece fiziksel bir yönelim değil, insanın varlık, değer ve inançlar…
Yorum BırakBAdI Kara Ne Demek? BAdI Kara: Nedir, Ne Değildir? Son zamanlarda sosyal medyada sıkça karşılaştığım bir terim var: BAdI Kara. Herkesin ağzında, ama kimse tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor gibi. Sanki bir yanda “büyük bir gizem” varmış gibi, kimi insanlar bundan etkileniyor, kimileri ise sadece “neymiş bu?” diye merak ediyor. Kısacası, sosyal medyanın hızla yayılan fenomenlerinden biri haline geldi. Ama nedir bu BAdI Kara? Başta, bu terimin bir tür jargon ya da sokak dili olduğunu düşündüm. Ama sonra fark ettim ki, bu sadece bir terim değil, aynı zamanda toplumsal bir durumu, bir kesimi tanımlayan bir etiket. Peki, gerçekten neyi…
Yorum BırakErdemli İnsan Olmak Nedir? – Geçmişten Günümüze Bir Deneme Erdem, insanın davranış ve ruh dünyasında “iyi” ile “doğru”yu arayan yönüdür. Bu yönelim, hem bireyin hem de toplumun varoluşuna ışık tutar. Peki “erdemli insan” kimdir, bu niteliğe sahip olmak ne anlama gelir? Tarihin derinliklerinden günümüz akademik tartışmalarına kadar uzanan bu soruya birlikte bakmaya çalışalım. Tarihsel Kökenler: Erdemin Antik Doğuşu Erdem kavramı, insanlık tarihinin en eski ahlaki tasavvurlarından biridir. Eski Yunan felsefesinde Aristoteles ve Platon gibi düşünürler, erdemi bireyin ruhsal ve ahlaki gelişiminin temeli olarak görmüştür. ([Vikipedi][1]) Özellikle Aristoteles, erdemi “orta yol” (ne az, ne fazla) bağlamında değerlendirir: Cesaret, bilgelik, ölçülülük, adalet…
Yorum BırakDalak Eski Haline Döner Mi? Ekonomik Perspektiften Kıtlık, Seçimler ve Toplumsal Refah Bazen hayat, bir kaynak arayışında yolumuzu kaybettirdiğinde, elimize kalanla ne yapacağımızı düşünmek zorunda kalırız. Kaynaklar kıt, seçimler ise kaçınılmaz. Ekonominin temel sorusu da bu: Kıt kaynaklarla nasıl en iyi seçimleri yaparız? Ama bu soru, sadece para ve mal almakla sınırlı değildir. Sağlık, zaman, enerji, ve toplumumuzun potansiyeli gibi soyut kaynakları da kapsar. O halde, bugün “dalak eski haline döner mi?” diye sorarken, ekonomik düşünce sistemini devreye soktuğumuzda, bu sorunun sadece biyolojik bir cevabı değil, ekonomik bir yanıtı da olduğunu fark ederiz. Dalak, tıpkı diğer kaynaklar gibi, başlangıçtaki haline…
Yorum Bırak