İçeriğe geç

Kabakulak aşısı kaç yılında çıktı ?

Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Kabakulak aşısı kaç yılında çıktı” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız.

Bu içeriğimizin sonuna geldik. Semsbt olarak “Kabakulak aşısı kaç yılında çıktı” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Kayseri’de Büyürken Aklıma Takılan Bir Soru: Kabakulak Aşısı Kaç Yılında Çıktı?

Okumaya Değer: Kabak çekirdeği günde kaç gram yenmeli ?

Çocukluğun Sessiz Hastalıkları ve Evimizin İçindeki Korku

Kayseri’nin kışları sert olur. Camların buğulandığı, sobanın sabaha kadar tıkır tıkır yandığı geceleri hâlâ hatırlıyorum. O zamanlar hastalıklar bana daha büyük, daha ürkütücü gelirdi. Özellikle de adı tuhaf olanlar… kabakulak gibi.

Ben 25 yaşındayım şimdi. Günlüklerim eski defterlerin arasında birikmiş durumda. Ama bazı anılar var ki, yazmasam bile zihnime kazınmış gibi duruyor. Kabakulak kelimesini ilk duyduğumda çocuk aklımla bunun bir kuş türü olduğunu sanmıştım. Sonra abimin hastalandığını gördüm.

Yüzünün bir tarafı şişmişti. Konuşurken canı yanıyordu. Annemin gözleri endişeyle doluydu. O gün evdeki sessizlik bile farklıydı. Sanki duvarlar bile korkuyu hissediyordu. Ben ise hiçbir şey anlamıyordum, sadece “geçecek mi?” diye sorup duruyordum.

O zamanlar kabakulak aşısı kaç yılında çıktı bilmiyordum. Zaten kimse de bana anlatmamıştı. Hastalıklar kader gibi gelirdi bana; ya yakalanırsın ya yakalanmazsın.

Hastane Koridorlarında Öğrendiğim Gerçekler

Yıllar sonra, aynı hastanenin koridorlarında bu kez kuzenimi beklerken, o eski soru yeniden aklıma düştü. Kabakulak… yine bir çocuk hastalığı, yine şiş yanaklar, yine endişeli anneler.

Koridorda otururken telefondan araştırmaya başladım. “Kabakulak aşısı kaç yılında çıktı?” diye yazdım. Ekranda beliren tarih beni kısa süreliğine durdurdu: 1967.

Bir an içimde garip bir şey oldu. Sanki çok uzak bir geçmişten gelen bir bilgi, bugünkü korkularımla çarpıştı. 1967… Ben daha doğmamıştım bile. Annem yoktu belki o yaşlarda. Ama o yıl bir şey değişmişti: kabakulak artık önlenebilir bir hastalık olmuştu.

O an içimde hem bir rahatlama hem de tuhaf bir kırgınlık hissettim. Çünkü biz hâlâ hastalık kelimesiyle bu kadar iç içeydik. Aşı vardı, ama herkesin hikâyesinde aynı hızla yer almıyordu.

1967: Bir Tarihten Fazlası

Kabakulak aşısı 1967 yılında geliştirildiğinde dünya başka bir yerdi. Ben bunu sonradan öğrendiğimde uzun uzun düşündüm. O yıl kimler sevindi, kimler “artık çocuklarımız daha güvende” dedi bilmiyorum ama benim içimde o tarih bir dönüm noktası gibi durdu.

O güne kadar kabakulak, çocukların geçirdiği sıradan ama korkutucu bir hastalık olarak görülüyordu. Sonra bir anda “önlenebilir” oldu.

Ama benim hikâyemde bu bilgi biraz geç geldi. Çünkü bizim mahallede, bizim çocukluğumuzda hâlâ kabakulak geçiren çocuklar vardı. Aşı takvimleri vardı ama her evde aynı bilinç yoktu. Bunu büyüdükçe daha iyi anladım.

Evdeki Sessiz Panik

Abim hastayken annemin yüzünü hiç unutamıyorum. Sürekli elini abimin alnına koyuyor, ateşini kontrol ediyordu. Babam ise “geçer” diyerek güçlü görünmeye çalışıyordu ama gözleri başka şey söylüyordu.

Ben küçük bir köşede oturmuş, herkesin bir şeyler bildiğini sanıyordum. Oysa kimse tam olarak ne olduğunu bilmiyordu. Sadece bekliyorduk.

O günlerde “aşı” kelimesi bile bana uzak gelirdi. Sanki başka ülkelerin, başka hayatların kelimesi gibi.

Yıllar Sonra Gelen Farkındalık

Şimdi 25 yaşındayım ve Kayseri’nin aynı sokaklarında yürürken bazı şeyler daha net görünüyor. Aşıların ne kadar önemli olduğunu, bir tarihin aslında ne kadar hayat kurtarabileceğini daha iyi anlıyorum.

Kabakulak aşısı kaç yılında çıktı diye araştırdığım gün, sadece bir tarih öğrenmedim. Aynı zamanda geçmişte yaşadığımız korkuların aslında ne kadar önlenebilir olduğunu da fark ettim.

Bu düşünce beni biraz üzüyor. Çünkü bazı şeyler bilmediğimiz için ağır geliyor. Bilseydik, belki daha hafif olurdu her şey.

Ama bir yandan da umut var içimde. Çünkü artık çocuklar kabakulak yüzünden o eski korkuları yaşamıyor. Belki de bu, insanlığın küçük ama çok önemli bir kazanımı.

Kayseri’nin Soğuk Akşamlarında İçime Dönüş

Bazı akşamlar Kayseri’de yürürken rüzgâr yüzüme vuruyor ve ben istemsizce geçmişi düşünüyorum. Çocukluğum, hastalık korkuları, hastane koridorları…

O anlarda kabakulak kelimesi bile başka bir anlam kazanıyor. Artık sadece bir hastalık adı değil, aynı zamanda bir dönemin hatırlatıcısı gibi.

Defterlerime yazdığım bazı cümleleri buluyorum sonra:

“Bugün abimin yüzü biraz daha indi.”

“Annem biraz daha rahat uyudu.”

“Ben ilk defa hastalıkların da geçici olduğunu öğrendim.”

O günler bana büyümeyi öğretti. Ama aynı zamanda bilginin ne kadar önemli olduğunu da.

Bir Tarihin İnsan Hayatına Dokunuşu

1967 yılı, benim için sadece bir bilgi değil artık. O yıl geliştirilen kabakulak aşısı, milyonlarca çocuğun hayatını değiştirdi. Bunu düşününce içimde hem bir hayranlık hem de geç kalmış bir farkındalık hissi oluşuyor.

Keşke o zamanlar bu kadar bilinçli olunsaydı diye düşündüğüm oluyor. Ama sonra şunu fark ediyorum: Her bilgi kendi zamanında yayılıyor. Her bilinç kendi yolunu buluyor.

Benim yolum da biraz geç açıldı belki ama yine de açıldı.

Geçmişle Bugün Arasında Bir Köprü

Şimdi biri bana “kabakulak aşısı kaç yılında çıktı?” diye sorsa sadece 1967 demiyorum. Aynı zamanda bir hikâye anlatıyorum içimden.

Bir abimin hastalığını, annemin endişesini, Kayseri’nin soğuk bir kışını…

Çünkü tarihler tek başına soğuk kalıyor. Ama insan hikâyeleriyle birleşince anlam kazanıyor.

İçimde Kalan Son Düşünce

Bazen düşünüyorum: Eğer o aşı hiç bulunmasaydı, bugün hayat nasıl olurdu?

Bu düşünce bile içimi ürpertiyor. Çünkü hastalıkların sıradanlaştığı bir dünyayı hatırlamak istemiyorum.

Ben artık biliyorum ki bazı küçük tarihler, büyük hayatları değiştiriyor. 1967 de bunlardan biri.

Ve ben her hatırladığımda, Kayseri’nin o eski sokaklarında yürüyen küçük halime sessizce şunu söylemek istiyorum: “Artık daha güvendesin.”

İlginizi Çekebilecek İçerik: Kabak çiçeği dolması kaç gün dayanır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet yeni giriş adresi